Büyülenme olayı alışılmadık bir algı ve duygulanım yoğunluğuyla yüklüdür; çoğu zaman mest olma, kafayı bulma yahut düş görme haliyle karşılaştırılır. Renkler daha parlak görünür, algılar daha bir açılır, ayrıntılar halüsinasyonu andıran bir keskinlikle göze çarpar. Üzerinizde uyanan etki, sunulan hazzın şiddetli yoğunluğundan ötürü emsalsiz bir heyecan vericilikte olabileceği gibi, özerklik ve kendine hakim olma hissini baltalamasından dolayı sinir bozucu da olabilir. Zihninizin analitik kısmı geri çekilir; içinizdeki denetmen ve eleştirmen ortadan kaybolur. Metni ciddi ve tarafsız bir bakışla incelemek yerine, karşı konulmaz bir biçimde onun çekim alanına girersiniz. O andan itibaren benlik ile metin arasında keskin bir çizgi değil, karmaşık ve ham bir iç içe geçiş söz konusudur. Şokun içgüdüselliğini bir ölçüde barındıran büyülenme, hiçbir şekilde onun kışkırtıcı ve yüzleştirici mahiyetine sahip değildir, zira büyülenme parçalanmadan çok mest edici bir kendini unutma hissi sunar.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Oğuz Atay
Cennet muhallebiden duvarlar demek değildir sayın yetkili. Cennet insanların birbirlerini dinlemeleri demektir, birbirlerine aldırmaları, bi...
-
1 -Kendini seviyormusun dedi meczup Tüm teraziler gök merdivenlerinden yere çalınmışken - Az sevemem dedi Zerdüşt azım çoktur Çoklar yoktur ...
-
sekizinci mevsim ben, toprağın unuttuğu bir cümleydim. köklerim, yeraltında birbirine dua etmişti. gökyüzü bir yaraydı her bulut, başka bir ...
-
Şimdi anlıyorum. Ben bir ayrık otu falan değilim. Ben, rüzgarın nereye savurursa oraya düşen, düştüğü yerde filizlenmeye çabalayan bir tohum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder