"Yıllar geçtikçe, öteki olan, ötekileştirilen herkesin boyalı kuş olduğunu gördüm. Suçsuzken suçlu durumuna düşmeyi, anlaşılamamayı, sahip olduğu ırk, mezhep, din, hatta hastalık (özellikle akıl hastalıkları, AIDS) ya da cinsel yönelimi nedeniyle dışlanmayı da içeriyor boyalı kuş olmak. Zaman geçiyor ancak yaşananlar insanın üzerinde derin izler bırakıyor. Kolay kolay iyileşmiyor bazı yaralar. İzleri sonsuza kadar içinizde kalıyor. Ve şimdi kırkbeş yaşında bir yetişkin olarak inandığım tek bir şey var, o da bizi ayakta tutup yaşatanın sevgi olduğu. Basit mi geliyor? Hayır! Öyle zor ki içinde anlayışı, ötekini, kendinden olmayanı içeren, sınırları bilen, yormayan, kırmayan, hem özgür bırakan, hem sahiplenen sevgiyi geliştirmek, büyütmek. Emek ister, çaba ister, üzerinde düşünmek ister. Tıpkı öğrenmek gibi ömür boyu süren bir çaba.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Oğuz Atay
Cennet muhallebiden duvarlar demek değildir sayın yetkili. Cennet insanların birbirlerini dinlemeleri demektir, birbirlerine aldırmaları, bi...
-
1 -Kendini seviyormusun dedi meczup Tüm teraziler gök merdivenlerinden yere çalınmışken - Az sevemem dedi Zerdüşt azım çoktur Çoklar yoktur ...
-
sekizinci mevsim ben, toprağın unuttuğu bir cümleydim. köklerim, yeraltında birbirine dua etmişti. gökyüzü bir yaraydı her bulut, başka bir ...
-
Şimdi anlıyorum. Ben bir ayrık otu falan değilim. Ben, rüzgarın nereye savurursa oraya düşen, düştüğü yerde filizlenmeye çabalayan bir tohum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder