20 Haziran 2025 Cuma

Gece Epigrafları // Şahin Kurt

Tek vuruşluk çalgılar korosu

Handiyse sakat bir varoluş üzerine taksim edilmişlerdi. Ejderhayı doyuruyorlar ve arta kalan zamanlarda bunun acısını birbirlerinden çıkarıyorlardı. Böyle bir düzlemde sanat için sadece radikal çıkışlar, protest ataklar, alegorik salvolar, ironik fırça darbeleri gerekliydi…
Nostaljik ve analog şiirler, yapay mutluluk ve kof umut bezirgânlığı ya da bu dışkı kültünü fırsata çevirip acılara, ölülere, kana, uyuşturucuya, halüsinasyona, şizofreniye yelken açan bir uçlarda kaybolma seçeneği! Hepsi yine o büyük kapital anlatıya yarıyor…
Toprağa basıp köklenmek ve dik durmak varken; efsunlu, sakat mahlukata dönen insancıklar ve onlardan üreyen, kola-cips-pizza-hormon-tablet-dijital kanserli hücreler…
Cin şişeden ne zaman çıktı, ok yaydan, aklım kafatasından ne zaman! Akıl almaz biçimde köle bedenleri üzerinde tepiniyorlardı..
Tutsak arzuları, kendileri için biçilmiş ve yine sistemi doyuran meşgalelerle, nesnesini çölde vaha misali büyük bir mutluluk ve açlıkla kemirmeye koşuyordu. Ahlâk, din ve aile kurumlarınca koşulan çılgın atları zalim kapitalizmin!..
ş.k.,gece epigrafları (2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Oğuz Atay

Cennet muhallebiden duvarlar demek değildir sayın yetkili. Cennet insanların birbirlerini dinlemeleri demektir, birbirlerine aldırmaları, bi...